İLGİNÇ
14 Kasım 2017 ( 1336 izlenme )
Reklamlar

Sağır ile Hasta Komşusu

Anlayışlı, hal hatır soran, yol yordam bilen birisi bir sağıra;

“Komşun hastalanmış, haberin yok mu?” dedi.” Sağır, kendi kendine;

“Bu sağır kulakla, o hasta gencin ne dediğini ben nasıl anlarım” dedi.

İnsan hasta olunca, sesi de hafifler, zayıf çıkar. Bu durumda onun sözlerini hiç anlayamam. Ama, komşum olduğu için mutlaka gitmeliyim, diye düşündü.

Onun dudaklarının kımıldadığını görünce, ne dediğini tahmin yoluyla anlarım. Evvela;
“-Nasılsın ey benim dertli komşum?” derim, o da elbette karşılık olarak, iyiyim, hoşum diyecektir. Ben;

“Allah’a şükürler olsun.” derim. Sonra; “-Ne yemek yedin?” diye sorarım, o da;

“-Şerbet içtim yahut mercimek çorbası yedim.” der. Ben de;

“Sıhhatler olsun, afiyetler olsun.” derim.

“Peki, hekimlerden kim geliyor? Kim bakıyor?” diye sorarım. O da;

“Filan geliyor.” diye cevap verir. Ben;

“O hekimin ayağı çok uğurludur. İyi ki onu çağırmışsınız, o gelince işler yoluna girdi demektir.” derim.

“Bir de, o hekimin ayağının uğrunu deneyin, o hangi hastaya gitmişse, muradlar hasıl olmuş, hasta sağlığına kavuşmuştur. ”

O saf adam, “aklınca bu tahminî konuşmaları, bu kıyaslamayı, bu soruları ve cevaplarını tasarladıktan sonra kalktı hastayı ziyarete gitti.

“Nasılsın?” diye sordu. Hasta; “Çok fenayım, Ölüyorum.” deyince, sağır komşu:

“-Allah’a şükürler olsun.” dedi.
Hasta bu söze incindi, canı pek sıkıldı.

“- Bu ne biçim Şükür? Şükrün sırası mı Denek ki bu komşu, bizim ölmemizi istiyor.” diye düşündü.
Böylece sağır bir kıyasta bulundu ama, kıyas ters çıktı,

Sonra hastaya;

“_ Ne yedin?” diye sordu. Hasta;

-Zehir, zakkum.” dedi. Sağır;

-Afiyetler olsun.” deyince, hastanın kahrı büsbütün arttı.

Bundan sonra da;
“-Derdine çare bulmak için, hekimlerden kim geliyor? Seni kim tedavi ediyor?” diye sordu. Hasta;

“-Azrail geliyor, ama sen de buradan defol git.” diye söylendi. Sağır;

“Onun ayağı çok uğurludur, o geldiği için sevinmelisin.” Cevabını verdi.

Sağır evden çıktı; sevinerek:

Şükürler olsun” dedi. “Böyle rahatsız bir zamanda komşumun halini hatırını sordum gönlünü aldım.

Halbuki sağırlıktan ötürü tahminleri kıyasları tamamıyla aksi oldu, ters düştü. Zavallı bu ziyaretinden çok zararlı çıktığı halde, kendisini, karda sanıyordu.

“Meğer bu adam bizim can düşmanımızmış, onun cefâ madeni, cefâ kaynağı olduğunu bilmiyormuşuz.”

Hasta, hatırından kötü şeyler geçiriyordu. Onu küçük düşürecek sözler, hakaretli haberler göndermek istiyordu.

“Hasta ziyaretine gitmek, hal hatır sormak, gönül almak içindir. Bu adam ise hatır kırmak için, kötülük etmek için gelmiş. Kötü kalbini sevindirmek, istemiş.” diyordu.

Nice kişiler vardır ki, ibadetlerini menfaat karşılığı yaparlar da sapıtırlar, ibadetleri ile sevap kazanmaya ve dolayısıyla cenneti elde etmeğe çalışırlar.

Böylece onların ibadet diye yaptıkları işler, birer gizli günah olmaktadır. Çünkü Hak’tan gayrıyı hedef tutan ibadet suçtur. Gösteriş için, sevap için kılınan namaz, dıştan temiz, saf görünürse de içi gizli şirkle bulanmaktadır.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Ölse de kurtulsak Her halimize şükürler olsun ŞEYTAN İNSANLARI NAMAZDA NASIL KANDIRIYOR Delik Kova Hikayesi